hüseyin 的个人资料BİZ İNSANLIĞIN HADİMLER...照片日志留言簿更多 工具 帮助

日志


5月12日

tıklayın ve dinleyin

DİNLEMEK İSTERSEN BAŞLA İŞARETİNE TIKLA
 

 

 
4月30日

AH ANNE CANIM BENİ SENDEN KOPARDILAR...!

 AH   ANNE   CANIM ANNEM   BENİ   SENDEN   KOPARDILAR...!
5 Ekim:
Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor.
Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim.
19 Ekim:
Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım.
23 Ekim:
Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu "el"in dokunduğu yerler dudağım damağım oluyor. Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce "Anne!" diyeceğim. Anne duyuyor musun beni? Seninle konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim… Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya… Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem! 27 Ekim:
Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak. Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi... Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor musun anne?
2 Kasım:
Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim. Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz.
 Belki birlikte okula gideriz.
12 Kasım:
Ah evet… Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah'ım parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum.
20 Kasım:
Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi.. Yaşasın! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmış. Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun anneciğim? Seneye kalmaz kollarının arasında olacağım…
25 Kasım:
Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım..
10 Aralık:
Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarım ve yanağım var… Anneme benziyorum galiba…
13 Aralık:
Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim, renkleri ve çiçekleri tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız…. Mutlu olacağız. Gülüşeceğiz..
24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim, senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı… Hiç duymadığım bir şey bu… Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında uyuyacağım, yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de söyleyecek misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka… Beni koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi?
28 Aralık:
Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor böyle... Sen acı çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti... Sustun. Benimle niye konuşmuyorsun anne? Anne… Anne… Anneciğim… Yüzümde soğuk bir şey hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar... Anne bir şeyler yap… Anne… Kolumu çekiyorlar anne… Canım yanıyor anne... Anne… Ayaklarımı parçalıyor bu şey anne... Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne… Anne kalbimi parçalıyorlar… Anneciğim… Anne… Anne… An…
Hemşire: -Kürtajınız tamamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun....
 
değerli  sevdiğim gönül  insanı   malatyaya  sevgilerimi   sunuyorum ....
sizleri   unutmadık.... kalbimizdesiniz....iyiki  varsınız  
bu  alem sizlerle  var  olacak ...derslerinizde  başarılar  diliyorum)))Kırmızı kalp
4月27日

kişi sevdiğiyle beraberdir.

Kırmızı kalp  KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ; Kırmızı kalp

HAK  TEALA  HAZRETLERİ KİM, Kİ  ALLAH, A  VE PEYGAMBERİNE
İTAAT  EDERSE İŞTE ONLAR  ALLAH,IN
KENDİLERİNE NİMETLER VERDİĞİ PEYGAMBER,LERLE
SIDDIK,LARLA ŞEHİDLERLE VE İYİ ADAMLARLA
BERABER,DİRLER ONLAR NE İYİ ARKADAŞTIRLAR
(NİSA SURESİ AYET 69)
 BUYURMUŞTUR BU AYETİKERİMENİN İFADE ETTİĞİ
MANA RESULULLAH (S.A.V) E İTAAT
EDEN BÜTÜN MÜSLÜMANLARI KAPSAR
BU AYETİN İNİŞ SEBEBİ ŞUDUR;HZ. PEYGAMBER (S.A.V) COK
SEVEN SUBEN ADINDA BİR SAHABE VARDI
ONSUZ DURAMAZDI BİR GÜN ÇOK ÜZGÜN BENZİ SARARMIŞ
BİR HALDE HUZURA GELDİ KENDİSİNİ O DURUMDA
GÖREN EFENDİMİZE ( s.a.v ) HALİNİ SORDU O DA YA
RESULALLAH HASTA DEĞİLİM SENİ ÇOK ÖZLEYİNCE
ÜZÜLÜYORUM AHİRETTE SENİ GÖREMİYECEĞİMİ
DÜŞÜNDÜM ZİRA EĞER CENNETE GİRERSEM SENİ
GÖREMEM ÇÜNKÜ SEN PEYGAMBERLERLE YÜKSEK
MAKAMLARDA BULUNACAKSIN EĞER CENNETE
GİREMESSEM SENİ HİÇ GÖREMEYECEĞİM O ZAMAN
HALİM NİCE OLUR DİYE ÜZÜLÜYORUM CEVABINI
VERDİ İŞTE BUNUN ÜZERİNE BU AYET İNDİ
DEDİLER AYET BÜTÜN MÜSLÜMANLARI KAPSAMAKTA VE
HAK TEALA  HAZRETLERİYLE RESULU ( S.A.V ), E İTAAT
EDENLERİN YÜKSEK MANEVİ DERECELERE
VARACAKLARI MANASINI İFADE ETMEKTEDİR İMAM
RAZİ (R.A) DİYORKİ MEN YETİLLAHE ŞEREFLİ SÖZÜNDEKİ
İTAAT ALLAH U CC BİLİP CELALİNİ YÜCELİĞİNİ İZZETİNİ
VE BİRLİĞİNİ İÇTENLİKLE TASDİK ETMEKTİR AYETİ KERİME
AHİRET HALLERİNDEN İKİ ULU EMRİ TENBİH ETMİŞTİR
KIYAMET GÜNÜNDE TÜM SAADETLERİN KAYNAĞI OLAN
MARİFETULLAH ALLAH I BİLME VE TANIMA İLE RUHUN
AYDINLANMASIDIR. KALBİNDE MARİFETULLAH NURU ZİYADE
OLAN DAHA NURLUDUR VE KURTULUŞA VARMIŞTIR...
HADİSİ ŞERİF: MİZANDA GÜZEL
AHLAKTAN DAHA AĞIR BİR ŞEY YOKTUR...

garipyolcu2008@hotmail.com
http://www.vuslatgunesi.tr.gg

 değerli  gönül  dostumuz  fatma-betull@otmail.com  sevgilerimizi  sunuyoruz...
istanbul kağıthane  anadolu  gençlik  derneği    ...istanbul....
iyiki   varsınız    değerli   arkadaşım...Gülümseme

 
 
 
 
4月26日

kızım bu ağlama niye..?

 
KIZIM BU AĞLAMA NİYE..?
Bir gün veliler sarayının Sultanı
Hasan- ı  Basri hazretleri nin huzuruna  bir  adam gelir  sıkıntısını  dile  getirir  ;
-Ey alemin şeyhi, dedi  benim bir kızım var  gece  gündüz  ağlamaktan gözleri kör oldu
..Buna bir çare bilmezmisin ?
Yüce Pir merak etti ve ;
-Sen beni ona götür !..
Adam önde yola  koyulur  ,sultan veli  arkada yola koyulurlar ...Az sonra eve
gelirler  kızın odasına girdiklerinde
...Kız  yine hıçkırıyor,  gözyaşı  incilerini  secdegahına  döküyordu. 
 Belliki gönül  iline yaman   bir ateş düşmüştü.
Hazret ona sorar ;
-Kızım neden ağlarsın ? Hem  öyle ağlıyorsun ki   gözlerinde kör olmuş,
 sebebini söylede bir çare düşünelim !..
Ağlamaktan gözlerinin nuru sönen kız :
-Ey Pirilerin Piri, der, aglaya aglaya  gözlerimi
( iki ) sebebten dolayı  kör ettim....
-Nedir onlar ?
-Birincisi  eğer bu gözler yarın  Rabbin Cemalini görebilecekse ona
binlerce göz feda olsun ,hiç kıymeti yok
-Öbürü nedir ?- ikinciside ;
Eğer yarın bu gözler Allah'ın cemalini görmeye layık değilse, ben onları  ne diye taşıyayım.
Allah böyle gözleri dünyada kör etsin Böyle gözlerin   bana faydası  olmaz  ki ?
Bir kız çocuğundan  bu  sözleri  duymak  büyük  veliyi  hayrete düşürür :
-Biz dedi  buraya  nasihatçi  ve hekim olarak  geldik, şifa  telkin edecektik. Halbuki  nasihatçı
ve hekimi  bulmuş olarak gidiyoruz.
Kimde  böyle bir aşk varsa o gözü neylesin
rabbim  bizleride  onun yolunda  gören  gözlerden   hakkıyla  yolunda
yürüyenlerden  eylesin  amin...
 
4月3日

Bir Salat istiyorum

 
 
 
NE  MUTLU  MÜSLÜMANIM  DİYENE  !!
 
     Bir Salat istiyorum
Hadi içine biraz gözyaşı katın
Bir salat istiyorum
Hadi içine biraz hasret katın
Birazcık tebessüm
Bir AHH! katın içine
Eski günahlara duvar çekercesine
İçinde biraz aşk koksun
Resul aşkı koksun
Ne olur bir salat kopsun içinizden
Kavuşamadığınıza
Özlediğinize...
Görmediğinize ...
Sadece BİR(1) salat istiyorum
Ama titreyerek çıkıcak ağızdan
Canınız yanacak söylerken
Gözleriniz yaşaracak tamam mı
Ben sizden yüzlerce salat istemiyorum
Sadece bir salat
İçinde körlerin aşkı olanından
Sağırların aşkı olanından
Görmeden ve duymadan
Hiç bir karşılık beklemeden
Delilerin aşkı gibi
Gülü verip kaçalım tamam mı???
ALLAHÜMME  SALLİ   ALA SEYYIDINA   MUHAMMEDİN
VE ALA ALİ SEYYIDINA MUHAMMED 
 
 images[59].jpg
Kırmızı kalp...DİNİ  ADMİN...HÜSEYİN...GARİPYOLCU...Kırmızı kalp
 
3月19日

Ne mutlu kazananlara ;

Ne mutlu kazananlara ;
Hayat imtihan. Zenginlik imtihan, fakirlik imtihan, mal imtihan, evlat imtihan, darlık, ferahlık…
Hayatımızın her karesinde başımıza gelecekleri, istediklerimizi biliyor olsaydık nasıl bakardık hayata?
Ebediliği olmadığı sürece ne anlamı var sevincin, hüznün…
Anlık mutluluklar bizi mutlu ettiğini sanıyoruz şu anki acıyı çekmeme yada şu anki zevk için
neler kazanıyor yada kaybediyoruz… Bütün olarak bakmadıkça hayata çok kıymetli oluyor, imtihan dünyası…
Bitecek elbet… Ne mutlu sabredenlere, kapılmayanlara zevk ve sefaya…
Mutluluğu Rabbini anmak da bulanlara… Huzurun O’nu anmak dışında hiçbir şeyde bulmayanlara…
Aklına gelmeyen her saniyede ruhu daralanlara… Göçüp gittiğinde sılâya kavuşanlara, hasreti bitirenlere…
Gurbetinin bitmesini bekleyenlere… Kaybetmenin olmayacağını anlayanlara…
Hiçbir şeyin yarım kalmayacağının bilenlere… Hiçbir şeyin unutulmayacağının farkında olanlara…
Sevinçlerin ebedilik kazanması için kime sarılacağını bilenlere…
Sabrının, şükrünün mutlaka karşılığı olacağını bilenlere…
İsyanın kaybetmekten başka bir şey kazandırmayacağını bilenlere…
Umudu bitmeyenlere… Rahmeti sonsuz olanın mutlaka bir yol göstereceğini bilenlere…
O’na dayanıp, güvenenlere… Yüreğindeki her fısıltıyı duyduğunu bilenlere…
Adaletine güvenenlere… İsteklere mutlaka cevap verdiğini bilenlere…
Sabırla O’nu bekleyenlere… Hiçbir şeyi kötü görmeyenlere…
Mutlaka kendisi için bir kapı açılacağına inanlara…
O’na dayanmaktan başka çare görmeyenlere… Her şeyin O’nun elinde olduğunu bilenlere…
Emrinin, çok hızlı olduğunu, anında gerçekleşeceğini bilenlere…
Ne mutlu umudunu kaybetmeyenlere… Ne mutlu kazananlara   Allah cümlemizi onlardan
eylesin. amin  Selam ve  dua ile...alıntıdır ...
sayfam:

2月24日

ONU HAYATIMIZ,DAN DAHA ÇOK SEVİYORUZ

 

    Kırmızı gül ONU  HAYATIMIZ,DAN  DAHA ÇOKKırmızı gül Kırmızı gülSEVİYORUZ Kırmızı gül 

Alemlerin  sultanı efendisi hakikat rehberi el emin müminlerin emiri güvenilirhakkı batıldan ayıran özelliği insanlar arasında hakem yılmadı islam davasını  anlatan yaşayan (oku rabbin için ) denildiğinde okuyan ondan mucizeler istenildiğinde şakkül kamer ayın ikiye bölünmesi o doğarken iran,ın kisra saraylarının yıkılması insanlar sevdi sahabe sevdi bizde seviyoruz neden mi? kuran ,ı kerimde anlatılan kıssalar onu melekler sevdi taş sevdi  diken sevdi dağlar mağara arkadaşlarısevdi onun yolunda ne cefalar çekildi: bunu  tüm dünyaya haykıracağız onu  anlamak onu yaşamak apayrı bir duygudur: onun bizim gibi  eli,  ayağı, gözü, kulağı, ağzı, dili, kalbi, vardı: bütün insanlar gibi  anneden babadan doğmuş kundağa  sarılmış bebek  doğmuş  bazen ağlamış bazen oynamış  zıplamıştı  velhasıl  ALLAH (cc) tarafından ona üstün meziyetler verilmiştir: fizyolojik olarak mükemmel doğmuştur:fahri kainat efendimiz: ailesi akrabası çevresi arkadaşları milleti vardı.konuşur tebessüm eder doğruluğu dürüstlüğü adaletli olmayı severdi sevdiğive sevmediği şeyler olurdu yemek yer su içer istirahat eder  çarşıya çıkıp ihtiyaçlarını  temin ederdi. yol gösterici örnek insan bir rehber doğruya iletici bir önderdi. ilahi nizamın son hak savunucusu tebliğcisiydi. ALLAH (cc) sevmiş bu  sevgi  uğruna alemleri  yaratmış peygamberlik vasifesini ona vermiş çeşitli  vesilelerle insanlar arasında itibarını  artırmıştır. gençliğinde el emin oluşu kendisine verilen emanete tüm anlamıyla koruması kabe onarıldığı anda :hadis i şerifte hacerül esved ALLAH u teala tarafından  yollanacak  herkesin davet ettiği  yere gitmeyip devenin oturduğu yerde ilk cami yapılacak akıllara apayrı bir güzellik  katacak  büyük  bir savaşı önlemiş çünkü  ilahi  dava omuzlarına bindiği zaman yine hakem olacaktı. ayeti kerimede: ( biz seni  ancak alemlere bir  rahmet olarak  gönderdik ) aynı  şekilde ümmüydi.doğruyu  doğru zamanda doğru  bilgilere doğru  şekilde anlatırdı. kendisine soru  sorulduğu zaman teker teker anlatırdı. cesur bir asker dirayetli  bir komutan idi. hak ile batılın mücadelesi sözden öte geçip silaha dönüştüğünde galibin belirlenebilmesi için silahlar konuştuğunda zırhını  giyer kılıcını  kuşanıp rabbinden yardım dileyerek ashabı ile birlikte düşmana karşı savaşırdı hem cesur bir komutan olur. düşmana karşı birliğini  komuta ederdi. ordunun zaafa düştüğü zamanlarda ümitsizliğe kapılmazdı orduyla güzel  iştişare ederdi. doğdu : ümmetim ümmetim dedi. yaşadı: ümmetim ümmetim dedi. israda: ümmetim ümmetim dedi. huzuru ilahide: ümmetim ümmetim dedi. can boğazda son nefeste:ümmetim ümmetim dedi.  lüvail hamd bayrağı  elindeyken:ümmetim ümmetim dedi. mizan terazisi nin başında:ümmetim ümmetim dedi. makam - ı -  mahmud da ümmetim ümmetim dedi. kıldan ince kılıçtan keskin sırat  köprüsünde:ümmetim ümmetim dedi. havza - i - kevser başında :ümmetim ümmetim dedi. bütün peygamberler ve insanlar  nefsim nefsim diye feryat ederken ...? cennetin kapısında ( gir ya muhammed ) (s.a.v )diye nida olunduğunda gözleri  yaşlı boynu  bükük kalbi mahzun bir halde : ya rabbi ;...! ümmetim ümmetim diyecektir.)  garipyolcu ...selam  ve  dua ile...

 


 
1月6日

Bir gün Efendimiz Hz. Ali ye sorar der ki:

Bir gün Efendimiz Hz. Ali ye sorar der ki:
Ya Ali Allah ı seviyor musun? Evet Ya resulullah
Peki Beni seviyor musun? Evet Ya resulullah
Peki Anne babanı seviyor musun? Evet ya resulullah
Peki çocuklarını seviyor musun?  Evet ya resulullah
Peki bunların hepsini bir kalpte nasıl yapıyorsun?
diye sorunca, Hz. Ali bu beklemediği soru karşısında şaşırmış ve cevap verememişti. Bunu düşünmem gerek diyerek oradan ayrılmıştı..
Hz.  Ali düşünceli bir şekilde dolaşırken eşi  Hz. Fatıma eşinin düşünceli olduğunu fark edince kendisine sorar:
'Nedir bu hal  ya Ali' der. "Eğer bu düşünceliliğin  dünyevi kaygılardan dolayı ise sana yakışmaz bırak gitsin. Yok bu halin Rahman i kaygılardan dolayı ise anlat birlikte
çözüm bulmaya çalışalım" der.
Hz. Ali, efendimizle geçen diyaloğu birbir Hz. Fatıma ya anlatır.
Hz. Fatıma durumu öğrenince tebessüm eder ve Hz. Ali ye der ki:
"Git babama ve de ki: Kişi Allah ı aklı ve ruhuyla sever..
Peygamberimizi kalbiyle sever..
Anne babasını saygısıyla sever.. Eşini nefsiyle sever..
Çocuklarını şevkatiyle sever..
Hz. Ali aldığı bu cevap karşısında memnun olur ve hemen Peygamberimizin yanına gelir.
hz. Fatıma dan öğrendiklerini Peygamber efendimize anlatır.
EFendimiz cevabı alınca tebessüm eder ve der ki:
Ya Ali bu bana getirdiğin bir güldür ve o gül nübüvvet ağacından koparılmıştır..
selam ve dua ile...